|
FİZYOLOJİ - HİSTOLOJİ - EMBRİYOLOJİ
2008 Nisan TUS sınavı fizyoloji histoloji embriyoji derslerinin soruları, referans kitaplardan hazırlanmış sorular içeriyor.
Zorluk derecesi açısından bir adet çok zor soru (16) diğerleri zorluk derecesi orta düzeyde hazırlanmış sorulardan oluşuyor.
Sitemlere göre soru dağılımını incelediğimizde;
Hücre – membran 2 soru (10-14)
Kardiyo-vasküler sistem 2 soru (13-17)
Solunum sistemi 2 soru (15-19)
Sinir sistemi 1 soru (20)
Hemopoetik sistem 1soru (18)
Endokrin 1 soru (16)
Deri 1 soru (12)
Şeklinde dağılım gösteren soruların hepsinin TUSEM&YESTUS Ders kitaplarında mevcut olduğunu ve büyük çoğunluğunun derslerde ısrarla vurguladığımız konulardan geldiğini görüyoruz.
Sınava girmiş olan tüm arkadaşların hedeflerini gerçekleştirmiş olmalarını dilerim.
Uzm.Dr. Vedat Çimen

MİKROBİYOLOJİ
Bu sınavdaki mikrobiyoloji soruları eski sınavlara göre daha kolaydı. Önceki sınavlarda sorulmuş bir çok soru farklı cümlelerle yeninden soruldu. Aspergillozdaki galaktomannan ilk defa soruldu. Bunun dışında iki adet tartışmalı soru mevcut.
Mikrobiyolojinin 51. sorusunda viral polimeraz inhibitörü olmayan ilaç sorulmuş. Vidarabin, gansiklovir, trifluridin ve foskarnet DNA polimeraz inhibitörleridir. Zidovudin ters transkriptaz inhibitörüdür. Bilindiği gibi ters transkriptazın diğer adı RNA bağımlı DNA polimeraz''dır. Bu yönüyle soru hatalı kabul edilebilir. Zidovudin yerine proteaz inhibitörü olan bir antiretroviral ilaç örneğin indinavir verilseydi soru daha şık ve tartışmasız olurdu.
Diğer bir sıkıntılı soru 59. amip sorusu. Hem amebik kolitte hem de amebomada ülser, nekroz ve mukozal kalınlaşma görülür. Ancak soruda bu bulgulara yol açan “lezyon” soruluyor. Ameboma bir lezyon olarak kabul edilebilir. Kolit ise “klinik tablo'' nun adıdır. Fakat yine de tartışmalı bir soru olduğu kanaatindeyim. Lezyonun kansere benzeyen kitle oluşturduğundad da bahsedilseydi daha net ve anlaşılır bir soru olurdu.
Başarı dileklerimle
Dr. Bahri TEKER

FARMAKOLOJİ
Öncelikle sınava giren tüm meslektaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Umarım herkesin gönlüne göre güzel şeyler olur.
Nisan 2008 Tıpta Uzmanlık Sınavında Farmakoloji soruları genellikle adayların yapabileceği şekilde hazırlanmış sorulardı. Kanımca adayların zorlanabileceği soru sayısı diğer sınavlara göre daha azdı. Son iki sınavdır “Otakoid” ve “Endokrin” sorularının sayısı arttı. Bu sınavda “Kemoterapotik” soruları “Mikrobiyoloji” bölümüne kaydırılmıştı.
Genel Farmakoloji bölümünden çıkan sorulardan ikisi de “farmakodinamik” alt başlığını içeren sorulardı ve daha önce çıkan soruların birazcık değiştirilmesi ile elde edilmişti. Bu iki soruyu adayların büyük bir kısmının doğru cevapladığı kanaatindeyim.
Otonom sinir sisteminden çıkan sorular da rahat yapılabilecek sorulardı. 85. sorunun “D” seçeneği biraz çeldirici olmakla birlikte “A” seçeneği “ben buradayım” der gibiydi. Yıllardır sorulan ve erken doğum eylemini engelleyen beta 2 agonist ilaç “Ritodrine” sanırım bu soru ile jübile yapılmış.
Otakoid dersinde “migren krizinde hangi ilaç kullanılmaz” diye soru gelir ve soruyu hazırlayanlar, soru kolay olsun isterse cevap “Amitriptilin” olur diye defalarca söylemiştik. Demek ki bu sorunun kolay olmasını istemişler. “Birinci jenerasyon antihistaminik” ve “antiemetik, prokinetik ilaç” olan metoklopramid soruları zaten bekleniyordu.
Santral sinir siatemi sorularından “morfinin tolerans gelişmeyen etkisi”, “en fazla alerji yapan lokal anestezik”, “metanol zehirlenmesinde toksik madde” soruları nispeten hafif sorulardı. Daha önce derslerde vurguladığımız gibi nonsteroidlerden üç soru çıkarsa biri “parasetamol”, diğeri “aspirin”, üçüncüsü de muhtemelen “ya parasetamol ya da aspirin” olur cümlesinin geçerliliğinin devam ettiğinin görülmesi çok da şaşırtıcı olmadı.
Kardiyovasküler sistem soruları daha önce çıkan soruların değişik versiyonda karşımıza çıkan halleri gibiydi. “digital zehirlenmesinde kullanılmayan ilaç”, plazminojen, plazmin dönüşümünü aktive eden ilaç”, “nitratların anjinada kullanılmasını kısıtlayan faktörler” kolay sayılabilecek türden sorulardı. Fakat “93” ve “95” numaralı sorular için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Ryanodin reseptörleri, çizgili kaslarda sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salıverilmesinde rol alan reseptörlerdir. Bu reseptörlerde mutasyon olmasının bazı ilaçlara bağlı gelişen “malign hipertermide” rolü olabileceği iddia edilmektedir. Bu hastalıkta kullanılan “dantrolen” etkisini “ryanodin reseptörleri üzerinden kalsiyum salıverilmesini azaltarak” yapar. Soruda sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum kanallarını bloke eden ilaç sorulmuştur. Ryanodin izole tavşan aortasında yüksek konsantrasyonlarda (100 microM) sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salıverilmesini azaltır, fakat düşük konsantrasyonda (1 microM) fasilite eder (Willman Liang ve ark, 2004). Bu sorunun, soru kökünün “Aşağıdakilerden hangisi yüksek dozda sarkoplazmik retikulumda kalsiyum kanallarını bloke eder?” şeklinde olması gerekirdi kanaatindeyim. Bu sorunun cevabı “verapamil” olamaz, çünkü verapamil hücre dışından hücre içine kalsiyum girişini artıran L tipi kalsiyum kanallarını bloke eder. Ayrıca verapamil etkisini çizgili kasta değil düz kaslarda yapar. 95. soruda sorulan kalp yetmezliğinde mortaliteyi azaltan diüretik değil, böbrek fonksiyonları bozulmuş kalp yetmezliği tedavisinde hangi diüretiğin tercih edileceğidir. “Furosemidin, ona diğer diüretikler arasında seçkinlik kazandıran özelliği kreatinin klerensinin 5-10 ml/dak gibi ileri derecede azaldığı olgularda bile glomerüler filtrasyonu ve atılan idrar hacmini artırabilir.
Endokrin sistem sorularının sayısında son zamanlarda artış olmasının bundan sonra sınava girecek arkadaşlar için iyi bir ipucu olduğu düşüncesindeyim. L-dopa ile ilgili itirazlara gelince, bu ilaç santralde dopa dekarboksilaz enzimi tarafınan dopamine dönüşerek dopaminerjik reseptörleri aktive eder.
Hızlandırılmış kursta ve derslerde çözdüğümüz sorulardan ayrıca deneme sınavında sorduğumuz sorulardan bir çok sorunun gerek farmakoloji bölümünde gerekse diğer bölümlerde aynen gelmesi bizleri sizin adınıza çok mutlu etmiştir.
Sonuç olarak bir sınav daha bitti… Kazanacak arkadaşları kutluyorum. Kazanamayacak arkadaşlara bundan sonraki ilk sınavda en içten başarılar diliyorum. Her zaman yanınızdayım. Kalbim ve dualarım sizinle birlikte…
Doç. Dr. İhsan Bağcivan
Farmakoloji

FARMAKOLOJİ (Dr. Selim AVŞAR)
Bu sınavda hiçe eski farmakoloji sorusu çıkmadı. Bunun bence en önemli nedeni soruların sınavdan sonra açıklanıyor olması. Bu durum adayların lehine çünkü eski soruları genelde TUS sınavına giren tüm adaylar çalışıyor ve yapıyor yani eski TUS sorularının seçiciliği az.
Soruların büyük bölümü özellikle son birkaç sınavdır oldukça mantıklı ve eski sınavlara göre kolay. İnşallah hep böyle devam eder. Şu ana kadar TUS’ta çıkan soruların konulara göre dağılımına baktığımızda tüm soruların %60-65’inin 4 konudan çıktığını (Genel farmakoloji, otonom sinir sistemi, kardiyovaskuler sistem ve santral sinir sistemi) görmüştük. Bu sınavda da soruların konulara göre dağılımı oldukça benzerdir:
Genel farmakoloji: 3 (%15)
Otonom sinir sistemi: 3 (%15)
Kardiyovaskular sistem: 4 (%20)
Santral sinir sistemi: 4 (% 20)
Endokrin sistem: 2 (%10)
Otakoidler: 2 (%10)
Solunum : 1 (%5)
Gastrointestinal sistem: 1 (%5)
Bu sınavda farmakoloji soruları arasında hiç kemoterapi sorusu olmaması dikkat çekicidir. Bu nedenle bundan sonraki sınavda kemoterapi sorusu beklemek mümkündür.
Soru tiplerine bakıldığında:
Etki mekanizması sorusu : 6 adet
Sentez sorusu : 1 adet
Endikasyon sorusu : 5 adet
Farmakokinetik : 1 adet
Yan etki : 5 adet
Kontrendikasyon: 1 adet
Zehirlenme tedavisi : 1 adet olarak karşımıza çıkmaktadır. TUSEM ders notlarının soruları cevaplamak için oldukça yeterli olduğunu söylemek mümkündür.

PATOLOJİ
Sınav geleneksel patolji çizgisinde ve insaf sınırları içerisinde hazırlanmıştır. Bununla birlikte yeni sorular da sorulmuştur. Bunlardan bazıları aşağıdadır; Aterosklerozda fibroz doku sentezleyen hücre? Crescentleri oluşturan hücreler? Beyine en az metastaz yapan kanser? 5 yaşında çocukta ileoçekal valvde oluşan tümör? Renal hücreli karsinom hangisinden köken alır? Kanser hastasında özofagusun gri-beyaz pseudamembranlarla kaplanmış olması özofajit tiplerinden hangisinde olur? 44 yaşında kadında ellerde bilateral akut ağrılı artrit (soruda geçen akut lafı yanlıştır)? Yetişkinde SSS deki en sık olan primer malignite? Bcl2 aşırı ekspreyonu sonucu apoptozisin engellenmesi hangi lenfomada bulunur ? Çok kolay sorular ve önceden sorulmuş genel patoloji soruları da sorulmuştur.
Çok dikkatli ve yoğun çalışan bir arkadaşın patolojiden 19-20 soru yapması işten sayılmaz. Bu sınavda 18 net çıkaran çok iyi, 17 soru yapan iyi, 16 ve altında patoloji sorusu yapan arkadaş yetersiz yapmış sayılabilir. Sınavda sinir sitemi sorularının çokluğu dikkati çekmiştir. Daha önceden belirttiğiz gibi kanser genetiği ile ilgili 2 soru gelmiştir.
Kaynaklarımızın patoloji sorularını yakalama oranı Tusem Patoloji notları 20/20 (%100), patoloji soru kitabı 19/20 (%95), kamp kitabı da 15/20 (%75).
Sınavı kazananları kutlar, bundan sonraki hayatlarında kolaylıklar dileriz. Kazanamayan arkadaşlarıma sabır, cesaret ve bundan sonra girecekleri sınavda başarılar dileriz.
Dr.Davut ŞAHİN Dr.Firdevs DURAN ŞAHİN

KADIN DOĞUM (Dr. Oktay KAYMAK)
Değerli meslektaşlarımız,
Uzun ve zorlu sınava hazırlık dönemi sonrası umarız hepiniz istediğiniz başarıyı yakalamışsınızdır.
Klasik bir nisan sınavını daha geride bıraktık. Sorular çok alışılagelmiş kalıpta geldi. Sadece genel cerrahi ve pediatri komisyonları değişmiş, bunun sonucunda da soru stilleri değişmiş.
Kadın doğum soruları ise şanına yakışmayacak bir şekilde son derece basitti. 4 tane eski TUS sorusu vardı. Bunun dışında 7 soru zaten soru kitabınızda aynen bulunmaktaydı.
Sınavda malesef tartışmalı veya iptal olabilecek kadın doğum sorusu bulunmamaktadır.
Konu ve soru kitabını çok tekrar yapan arkadaşlarımız 14 soruyu da yaptıklarını umuyoruz.
Ek olarak, kadın doğum dışı diğer konularda da 12 soruya cevap verebilecek bilgiyi konu kitabımızda bulunmaktadır. Bu sorulardan da 6 tanesi ise soru kitabımızda birebir bulunmaktadır.
Radyasyonun dozunu sormaları çok acımasızca ama önemli değil. Çok ileri derece ayrıntı bir soru.
5 alfa redüktaz inhibisyonu yapan ilaç sorusunda iki cevap var gibi görünse de maalesef böyle değildir. Finasterid dışında spironolakton da ek olarak 5 alfa redüktaz inhibisyonu yapar ancak bu bir faydalı yan etkidir. Esas etkisi değildir. Dolayısı ile soru cevabı tektir.
Görüldüğü gibi TUS zor bir sınav ve kazananlarda ulu şahsiyetler değiller.
Kazanacak olan arkadaşlarıma hayatlarında başarılar dileriz. Ancak esas hayatın yeni başladığını bilmenizi isteriz.
Eğitimlerini yurt dışında yapmayı planlayan arkadaşların ise bir an öne dil problemlerini çözüp sınava başvurmalarını öneririz.
Tekrar hazırlanacak arkadaşlarımıza tavsiyemiz ise geriye bakıp nerede hata yaptıklarını bulmaları ve tekrar aynı hatayı yapmamalarıdır.
Dr. Oktay Kaymak - Dr. Ö. Yavuz Şimşek

KADIN DOĞUM (Dr. Cihan ÖZTOPÇU)
Bir TUS daha geride bıraktık. İyisiyle kötüsüyle, heyecanı, üzüntüsü ve mutluluğu ile yaşam savaşında 1 basamak daha geride kaldı. TUS artık değil Türkiye bana göre bir dünya klasiği haline geldi. İnanın TUS’nın sorularını çözebilmek, doğru ve yanlışları bulabilmek için dersane hocalarının yapmış olduğu çalışmalar ve sarf ettikleri efor, dünyanın herhangi bir tıp sınavı için 3-4 gömlek fazla gelir. Lafı uzatmadan biz konumuza girelim. Kadın Doğum yine klasik tarzda oldu ama kolay sorularla.....Yani bilirsiniz Kadın Doğum soruları hep insanı sinir eder düzeyde gereksiz bilgi içerikli olur ve çoğu zamanda yoruma dayalı olmaz. Böyle olunca da öğrenci kendisi için gerekmeyecek bir bilgiyi öğrenmez sonuçta da bu konuda çıkan soruları yapamaz. Ancak bir de bunun yanında sorular çok zor olursa o takdirde sınav Kadın Doğum ortalaması Türkiye geneli için 3-4 netde kalır. Bu sınavda ise allahtan sorular kolaydı ama yine de gıcıktı...Soruların istatistiğine bakarsak artık değişmez bir yapı görüyoruz.
Jinekoloji 4 soru
Endokrinoloji 3 soru
Kontrasepsiyon 2 soru
Onkoloji 2 soru
Obstetrik 4 soru
Bu dağılım 2007 nisanda ve 2006 nisanda da aynı böyle idi, dolayısıyla beni hiç şaşırtmadı. Alt konu başlıklarına ve zorluk düzeylerine bakarsak;
Vulvovajinitler ve CYBH 3 soru Kolay
Myomlar 1 soru Kolay (eski TUS sorusu)
Puberte anomalileri 1 soru Kolay (eski TUS sorusu)
DUK’lar 1 soru Dikkat gerektiren zorca bir soru
Hirsutizm 1 soru Kolay (2 doğru cevabı var dolayısıyla daha da kolay oldu)
Kontrasepsiyon 2 soru Kolay
Gebelik ve kanser 1 soru Kolay (eski TUS sorusu)
Endometrium kanseri 1 soru Kolay (eski TUS sorusu)
M-F-P Ünite 1 soru Kolay (eski TUS sorusu)
Perinatal enfeksiyonlar 1 soru Kolay
Gebelikte radyasyon 1 soru Kolay (ancak sorunun soruluş şekli yanlış, karıştırılabilir)
Gebelikte trombofililer 1 soru Zor bir soru
Herşeyden önce sorular çok özensiz sanki 1 saat içinde seçilmiş gibi (hirsutizmde hem finasterid hem de spironolakton cevabının verilmesi örneğinde olduğu gibi basit hatalar). Bu soruların bilenle bilmeyeni ayırd etmesi de imkansız olmuş.
Sınavda radyasyon dozu ile ilgili soru yanlış kurgulanmış ve bu nedenle 3 hatta 4 doğu cevabı var ve mutlak iptal edilmesi gerekir. Soruda majör malformasyona kesin olarak yol açmayan doz sorulsa o takdirde sorunun cevabı çok net 1-4 cGy olurdu. Ancak majör malformasyon açısından göz ardı edilebilir sınır sorulunca 10-15 hatta bazı yazarlara göre 20 cGy’nin altı bile göz ardı edilebilir. Burada belki tek dayanakları göz ardı edilebilir alt sınırı sormaları. Yine de her öğrencinin bu soruya itiraz etmesi gerekir bence. Hirsutizm tedavisi ile ilgili olan soruda da 2 doğru cevap var. Hem finasterid hem de spironolakton 5 alfa redüktaz enzimini bloke eder. Bu soru iptal olmaz ancak 2 cevabı da doğru kabul edilir. Bu açıdan bakarsanız aslında sınav 13 soru üzerinden değerlendirilmeli (kaldı ki bu 2 soruya doğru yanıt veren çoktur). Sınavda bilgi gerektiren tek soru en sık görülen DUK hangisidir sorusuydu onun dışındakiler direk spot sorulardır. Bana göre iyi hazırlanmış bir dersane öğrencisinin 13 doğru 2 boş veya 13 doğru 1 boş 1 yanlış cevap vermesi gerekir. Bu da en az 12,5 – 13 net demektir. Bir dersane öğrencisinin çalışmasına rağmen 10 netin altında yapması tamamen dikkatsizlik ve acelecilik ile soruların yanlış anlaşılmasından kaynaklanabilir veya yetiştirememiş olabilir.
Kadın Doğum ders notunun toplamı 390 sayfadır. Notun tamamı her zaman olduğu gibi bu sınavda da 14 soruya cevap vermişdir. Gebelikte trombofili ile ilgili sorunun cevabı net olarak notda yer almamakla beraber ders anlatımında postpartum dönemde emboli riskinin artmış olması nedeniyle tedavinin devam etmesi gerektiği üzerinde de basa basa duruyoruz.
Dr. Cihan ÖZTOPÇU

GENEL CERRAHİ
Uzun süreden beri bir TUS'da Genel Cerrahi soruları içinde itiraz edilmesi gereken yada tartışmalı bir soru olmaması sevindiricidir. Ancak, özellikle soruların konu dağılımı bilgi ölçmeye yönelik bir sınav niteliği taşımaktan uzaktır. Temel cerrahiden 6 soru, kolorektalden 3 soru gelirken, meme ve tiroid konularından sadece 1’er soru gelmiş, akut karın ve fıtıklar gibi temel konulardan hiç soru gelmemiştir. Sorular genel olarak spot bilgi ile yapılabilecek düzeyde ve zorluk derecesi yüksek olmayan niteliktedir.
Genel cerrahiden gelen toplam 19 sorunun 17’sinin cevabı net olarak Genel Cerrahi kitabımızda bulunmaktadır ve dersler sırasında üzerinde durduğumuz noktalar üzerine kurulmuştur. Ayrıca Genel Cerrahi soruları dışında temel bilimlerden 9, klinik bilimlerden ise 6 sorunun cevabı kaynak kitabımızda yer almıştır.
Dr. Eren Ersoy
Dr. Mehmet Özdoğan

GENEL CERRAHİ
Yapılan anketlerde Genel cerrahi soruları zor şeklinde algılanmış. Ancak biraz dikkatle yapılabilecek düzeyde idi. Soru kalitesi ve zorluğu açısından iyi kurgulanmış bir Genel Cerrahi bölümü gözlemledim
Dr. Nihat ÖZÇİMEN

DAHİLİYE
Öncelikle çalışıp, emek verip sınava girmiş olan bütün hekim arkadaşlarımın başarılı olmasını temenni ediyorum.
Dahiliye açısından (gastro-hemato-onko-romato-nefro) yorumlarım şu şekildedir:
1- Her zaman iddia ettiğimiz gibi bu sınav fazla detay bilenlerin değil, ortalama bilgiyi doğru-net hatırlayabilen ve yorumlayıp kullanabilenlerin sınavıdır. Dolayısıyla aynı kaynağı sık tekrar etmiş, dersleri anlatırken belirttiğimiz noktaların yarısını bile doğru hatırlamış adaylar için zor bir dahiliye sınavı olmadığını belirtmeliyim.
- En sık ekstranodal NHL (eski soru)
- Miyelofibrozis vakası (kısmen değiştirilmiş eski soru)
- Whipple (bakış açısı değiştirilmiş eski soru)
- Renal arter stenozu (klinik pratik yaklaşımın ne kadar önemsendiğini gösteren, kısmen değiştirilmiş eski soru)
- KBY kuvvetli kanıt ( yorum gereken zorlama fakat kolay, çeldiricili soru)
- Megaloblastik anemi (kısmen değiştirilmiş, eski soru)
- KML (yorum gerektiren, sağlam teorik gerektiren, yine kısmen değiştirilmiş eski soru)
- p-ANCA: mikroskopik PAN (teorik, yeni soru, denemede kampta… sormuştuk!)
- Sol kolon, melena (yeni, fakat kolay soru)
Crohn: perianal (kampta sorduğumuz, çok sık vurguladığımız yeni soru). Ancak bu sorunun hazırlanışında teorik olarak dikkatsizlik mevcuttur. Çoğu kaynakta Crohn için eritema nodosumun, p.gangrenozumdan daha sık görüldüğü yazılıdır. Fakat perianal tutulum gibi çok daha net bir cevap seçeneğe konulmuştur. Yine de bu sorunun tartışma içerdiği kanaatindeyim.
2- Yukarıdaki yorumlar bir kez daha gösterdiki bu konudaki tecrübemizle, sizlere ne az ne çok, gerekli teorik bilgi ve klinik yorumlama ipuçlarını fazlasıyla vermişiz, bu açıdan gerçekten çok rahatım. Mikroskopik PAN, perianal-Crohn gibi yeni sorularda, ayrıca patolojideki kresent tanımı, mide ca: nsaii gibi birçok yeni soruda dahiliye ortalama bilgisinin deneyimli birisinin vurguları ile beraber ne kadar önemli olduğunu hatırlamış olduk.
3- Sadece kampa katılanların bile alanımızdaki çıkan bütün TUS sorularını (aynı soru, benzer soru veya konu tekrarı olarak) irdelediğimizi rahatlıkla fark ettiklerini düşünüyorum (açıklamalar kısmında belirtilmiştir!)
4- Her zaman olduğu gibi genel cerrahinin yarıya yakını da, gastroda vurguladığımız genel cerrahi hocalarmızında ayrıca belirttiği noktalardan geldi, temel cerrahide ise yine çeldirici sorular çoktu. Dolayısıyla kurs sırasında bazen gastroya fazla ağırlık veriliyormuş gibi izlenim edinenler, soru potansiyeline göre tekrarın faydasını görmüşlerdir diye düşünüyorum.
5- Soru sayısı olarak kardiyolojiden sadece 2 soru olması sürprizdi, diğerleri aynı dağılımda göğüs hastalıkları soru sayısı önceki sınavlara göre fazla idi.
Hepinize saygı ve sevgilerimi iletiyorum.
Doç. Dr. Ersan Özaslan

DAHİLİYE (Dr. Ahmet Onat)
Bu sınavda çıkan 23 dahiliye sorusunda hemen hiç çelişkili soru olmayıp, çok iyi tanımlanan vakalarla cevap şıklarının net olduğu söylenebilir. Kardiyolojiden sadece 2 soru gelmiş olması dikkat çekicidir. Eisenmenger sendromu ile ilgili 1. soruda cevabın pulmoner hipertansiyon olması gerektiği Tusem-UTS dahiliye 6. Baskı sayfa 53 de net bir şekilde belirtilmiştir. Soruların 11’inin vaka sorusu olması ve spot soruların nisbeten azalmış olduğu gözlenmektedir. Yine soruların yarısı daha önceki TUS sorularının benzeri veya aynı konudan denebilir. Dahiliye için iyi hazırlanan arkadaşların bu sorulardan 23’de 20 tanesini rahatlıkla yapabileceği tahmin edilebilir.
Dr.Ahmet Onat

PEDİATRİ (Doç. Dr. Enver Şimşek)
Değerli TUS adayları,
Soruları dikkatle inceledim. Soru dağılımına (Temel + Klinik) pediatri açısından baktığımda gördüğüm dağılım şu şekilde özetlenebilir; Kardiyoloji 7, nefroloji 7, endokrinoloji 6, yenidoğan 7, metabolik hastalıklar 2, solunum sistemi 3, hematoloji 6, onkoloji 5, gastroenteroloji 5, romatoloji 2, genetik 1, nöroloji 3, enfeksiyon (pediatri açısından) 3, beslenme 2 ve immunoloji 1. Bu dağılım kursiyerlerimizin de onaylayacağı gibi, derslerimizin başlangıcında verdiğimiz dağılıma çok yakın, bazıları ise aynı. Sınav sonrası öğrencilerin yorumlarına baktığımda da bir sürpriz yorumla karşılaşmadım. Tam tersi Erb-Duchenne sorusu en fazla eleştirilen soru. Eleştirmeye gerek yok, cevapsız soru. Buradan pediatri hocası olarak çıkardığım sonuç; kursta size verilen önerileri bire bir yapmanız yeterli olacaktır. Ben kendim ve diğer ekip arkadaşlarım adına sınavı başaranları tebrik eder, yeni öğrenci adaylarımıza heyecanla bizleri beklemelerini tavsiye ederim. Dersanemizin bizlere sunduğu çalışma ortamına da kendim ve arkadaşlarım adına teşekkür eder, hayırlı bir yeni dönem dileğimle.
Doç.Dr. Enver Şimşek

PEDİATRİ (Dr. Cengiz Şahin)
Uzun süredir ilk kez hatasız, şaibesiz ve düzgün ifade edilmiş pediatri sorulardan oluşan bir sınav. Pediatri sorulan nispeten kolay kabul edilebilir. Derslerde anlatılan bilgilerle tamamını, kampta aktarılan bilgilerle % 90’ını doğru yanıtlayabilmek mümkün görünüyor.
Diğerlerine kıyasla 3 sorunun nispeten zor ve açıklanmaya muhtaç olduğunu düşünüyorum:
A Kitapçığı 33. soruda Rh uyuşmazlığına bağlı ağır indirekt hiperbilirubinemisi olan bebekte uygulanan kan değişimin erken veya geç komplikasyonları arasında yer almayan sorulmuş. Bu soruyu yanıtlarken hem Rh uyuşmazlığına bağlı hemolitik aneminin hem de kan değişiminin komplikasyonlarını düşünmek gerekir. Böylece kernikterus ve koyulaşmış safra sendromu ağır hemolizin, portal ven trombozu (umblikal kateterizasyona bağlı) ve graft vs. host reaksiyonu (kullanılan kana bağlı) kan değişiminin komplikasyonlarıdır. Her ikisine bağlı ortaya çıkabilecek bir komplikaston ise anemidir ve sorunun doğru yanıtı polisitemi olur. Koyulaşmış safra sendromu, hemolitik hastalığı olan bebeklerde direkt ve indirekt bilirubin artışlarının eşlik ettiği persistan sarılık olan nadir bir durumdur. Sebebi açık değildir, fakat sarılık birkaç hafta ila ay içinde kendiliğinden açılır. Geç anemi ise hemolitik veya hiporejeneratif olabilir. Destek demir, eritropoetin veya kan transfüzyonu ile tedavi gerekebilir.
44. soruda, 3 yaşında ani başlangıçlı dispne, sağ akciğer seslerinde azalma, grafide sağ akciğerde havalanma fazlalığı ve kalbin karşıya itilmesi tanımlanmış. Aslında yaş, akut başlangıç dikkate alındığında basitçe yabancı cisim aspirasyonu denebilir. Yabancı cisim daha çok sağ ana bronşa kaçar, kısmi tıkanıklık yaptığında check valve (emniyet supap) mekanizmasıyla akciğerde havalanma artışına neden olur. Devamında akciğere hava giriş çıkışı azalır ve solunum sesleri azalmış işitilebilir. Bu soruda pnömotoraksa yanılmış olanlar olabilir; ani başlangıç, solunum sesinde azalma ve kalbin karşıya itilmesi bilgileri nedeniyle. Ancak akciğer grafisi çekildiğinde toraksda serbest hava ve akciğerin kollapsı ile tanısı basitçe konur. Burada akciğer havalanması arttığı için yanıt yabancı cisim aspirasyonudur.
Son (60.) pediatri sorusu aslında bir genetik sorusu ve yaygın bilinen delesyon (5p-) sendromu Cri-du-chat ‘dır ve bu delesyon rutin kromozom preparatlarında görülebilir. Bu soruda incelik (siz buna pislik de diyebilirsiniz) mikrodelesyon sendromlarından birinin sorulmasıdır. Mikrodelesyonlar küçük kromozom delesyonlarıdır, en büyükleri sadece profaz kromozom çalışmaları ve/veya DNA probları ile saptanabilir. Submikroskobik delesyonlar için sadece FISH veya DNA/moleküler çalışmaları ile saptanabilir. Bu şekilde FISH analizi ile tanımlanabilecek mikrodelesyon sendromnları arasında Williams (7q), DiGeorge (22q) ve Prader-Willi (15q paternal) sendromları yer alır. Delesyon ile mikrodelesyon sendromu arasındaki farkı bilen az sayıdaki kişinin bu soruyu doğru yapmış olabileceğini düşünüyorum.
Ve son soru, pediatrinin kapsamı çok geniş olan zor bir ders olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sorular kolay hazırlanırsa elbette her branş kolaydır. Kurumumuzda aktarılan bilgilerle zor sorulardan oluşan sınavların da kolaylıkla yapılabileceği inancımı sınava giren ve girecek olan arkadaşlarımla bir kez daha paylaşarak herkese başarılar diliyorum.

|