KLİNİK TIP BİLİMLERİ SORULAR & AÇIKLAMALI CEVAPLAR
1. Asemptomatik ve 42 yaşındaki kronik hepatit B li bir hastada yapılan laboratuvar incelemeleri sonucunda ALT: 70 IU/L, AST: 90 IU/L, total bilirübin düzeyi 1.9 mg/dL, albümin düzeyi 2.8 g/dL, protrombin zamanı 22 saniye ve alfa fetoprotein 18 ng/ml (Normal: 0-13.6 ng/ml) olarak bulunuyor. Çekilen bilgisayarlı tomografide karaciğer sağ lobda periferal zonda kontrastlanma ve santral alanı hipodens olan 2.5 cm boyutunda lezyon saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı asağıdakilerden hangisidir?
A) Siroz + basit kist
B) Siroz + hepatoselüler karsinom
C) Kronik hepatit + hepatoselüler karsinom
D) Siroz + kavernöz hemanjiyom
E) Kronik hepatit + kavernöz hemanjiyom
1 – D
Hep B’si olan bu hastada AST/ALT’nin 1’i geçmesi, albumin azalması, PT uzaması, bilirubin yükselmesi siroz lehinedir. Tanımlanan lezyon hemonjıyom için tipikdir. Hastanın asemptomatik olması benign lezyonu destekler. AFP’nin hafif yükselmesi anlamlı değildir.
2. 1 yıldır ülseratif kolit tanısıya izlenen ve oral 5-ASA kullanan 28 yaşındaki bayan hasta son 2 haftadır artan ve günde 10-15 kez olan kanlı ishali ve halsizliği nedeniyle başvuruyor ve hemoglobin düzeyi 10 g/dL olarak saptanıyor. Kolonoskopide rektumdan başlayıp hepatik fleksuraya kadar diffüz mukozal hiperemi, frajilite ve yer yer ülserler görülüyor. Bu hastanın tedavisine eklenmesi gereken ilk ilaç hangisidir?
A) 5-ASA lavman
B) Glukokortikoidler
C) Azotioprin
D) Anti-TNF antikorları
E) Anti-IL-2 reseptör antikoru
2 – B
Bu hasta 5-ASA idame alırken şiddetli ve yaygın kolitle başvurmuştur. Tedaviye eklenmesi gereken ilk ilaç steroiddir. Ayrıca 5-ASA dozu maksimuma çıkılmalıdır.
3. Kronik aort yetmezliğinde aşağıdaki üfürümlerden hangisi duyulur?
A) Erken diyastolik üfürüm
B) Middiyastolik üfürüm
C) Geç diyastolik üfürüm
D) Devamlı üfürüm
E) Midsistolik üfürüm
3 – A
Aort yetmezliğinde diastolun erken dönemindeki geriye kaçışa sekonder erken diyastolik üfürüm duyulur.
4. 51 yaşındaki bayan hasta künt göğüs travması nedeniyle takip edilirken sağ kalp yetmezliği belirtileri ortaya çıkıyor ve tamponaddan şüpheleniliyor. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada perikard tamponadı geliştiğini destekleyen bir bulgu değildir?
A) Pulsus paradoksus
B) Sinus taşikardisi
C) Sentral venöz basınçda progresif azalma
D) Eward işareti
E) Sistol ve diastol arası basınç farkının azalması
4 – C
Arterial basıncın düşmesi, venöz basıncın progresif olarak yükselmesi, kalp seslerinin azalması akut durumlarda görülür. Daha yavaş gelişen tamponadda dispne, ortopne, hepatomegali, juguler ven belirginliği gibi kalp yetersizliğine benzeyen bulgular ön plandadır. Pulmoner arter wedge basıncı, sağ atrium basıncı, sağ ventrikül basıncı, pulmoner arter diastolik basıncı birbirine eşitlenmiştir. Paradoks nabız (inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 10 mmHg’dan daha fazla düşmE) en önemli FM bulgusudur. Eward işareti perikardial effüzyon veya tamponadda sol skapula altında akciğerin basısına bağlı submatite ve bronşial solunum sesi alınmasıdır.
5. İnferiyor MI geçiren ve göğüs ağrısı devam eden bir hastada EKG’de ritm sinus, hız 59/dk saptanıyor. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi bu hastaya verilmemelidir?
A) ACE inhibitörü
B) Nifedipin
C) Beta blokör
D) Nitrogliserin
E) Isoproteronol
5 – C
Sinüs bradikardisi kalp hızının 60/dk’nın altında olmasıdır. Uykuda, sporcularda ve hipotroidide görülebilir. İnferiyor MI’da sinus nodu beslenmesinin bozulmasına bağlı sık olarak görülür. Beta-bloker, verapamil, diltiazem aşırı dozu ve organofosfat zehirlenmesinde görülebilir. Hızın 40/dk’nın altında olduğu hastalarda veya semptomatik vakalarda tedavi verilir. Tedavide ilk seçenek atropindir, sempatomimetik olarak isoproterenol denenebilir. Sinus bradikardisi olan hastalarda beta-blokerler, Ca kanal blokerleri (verapami, diltiazam) ve digoksin kontrendikedir.
6. Aşağıdaki ifadelerden hangisinde bir neoadjuvan tedavi tanımlanmaktadır?
A) Evre 3 kolon CA’lı bir hastada radikal cerrahi sonrası uygulanan kemoterapi,
B) Evre 4 kolon CA saptanan bir hastada uygulanan kemoterapi,
C) Evre 4 kolon CA saptanan bir hastada uygulanan konservatif cerrahi,
D) Evre 2 kolon CA saptanan bir hastada yapılan radikal cerrahi tedavi,
E) Evre 3 kolon CA’lı bir hastada radikal cerrahi öncesi uygulanan kemoterapi.
6 – E
Kemoterapotik ilaçların veya radyoterapinin radikal cerrahi sonrası, tesbit edilememiş muhtemel mikrometastazları elimine etmek ve primer tedavinin başarısını artırmak amacıyla, primer tedaviye ilaveten uygulanmasına adjuvan tedavi denir. Radikal cerrahi öncesi, daha konservatif bir cerrahi yapabilmek için, kemoterapotik ilaç veya radyoterapi uygulanmasına ise neoadjuvan tedavi denir.
7. 57 yaşındaki erkek hasta son 6 aydır artan bel ağrıları, vücudunda şişlik, poliüri, polidipsi ve halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. Herhangi bir ilaç kullanmıyor ve iki kez bakılan testlerde hastanın plazma kan şekeri 90mg/dL iken idrarda glukoz pozitif saptanıyor. Bu hastada aşağıdaki patolojilerden hangisi öncelikli düşünülmelidir?
A) Diabetik nefropati
B) Fankoni Sendromu
C) Bartter Sendromu
D) Distal renal tubuler asidoz
E) Minimal değişiklik gösteren glomerulonefrit
7 – B
Bu hastada plazma glukozu 2 kez normaldir ve diabet tanısı konulamaz. Ancak hastanın normal plazma şekeri ile glukozürisünün olması dikkat çekicidir. Glukoz reabsorbsiyonu %50-60 proksimal tubulden yapılır. Öyleyse proksimal tubul disfonksiyonu halinde glukozüri görülür. Buna en güzel örnek ise Fankoni sendromudur. Bartter sendromu, henle loop’undaki Na-K-2Cl kanal disfonksiyonu sonunda elektrolit imbalansı ile seyreden bir tablodur. Distal renal tubuler asidoz, distal tubul H sekresyon defekti ile seyreden bir tablodur. Minimal değişiklik gösteren glomerulonefrit ise glukozüri değil, proteinüri ile seyreden bir tablodur.
8. Erişkinde yukarıdaki tabloya yol açma ihtimali en yüksek olan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
A) Diabetes insiputus
B) Hiperparatroidi
C) Multipl myeloma
D) Sistinozis
E) Marfan sendromu
8 – C
Erişkinde Fankoni sendromunun en sık nedeni multipl myelomdur. Çoçokta ise sistinozisdir.
9. 62 yaşındaki erkek hasta serebrovasküler olay nedeniyle yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Hastada yatışından 48 saat sonra solunum sıkıntısı semptomları başlamıştır. PA Akciğer grafisinde bilateral, yaygın, alveolar infiltrasyon saptanmıştır. Hastanın özgeçmişinde 2 yıl önce akut MI nedeniyle hospitalize edildiği, ancak o günden bu yana konjestif kalp yetmezliği bulguları göstermediği öğrenilmiştir. Bütün bunlar göz önüne alınarak; hastada akut tip respiratuvar stres (ARDS) ile sol kalp yetmezliğini ayırmak için aşağıdakilerden hangisi en değerlidir?
A) Alveoler-arterial oksijen basınç gradienti.
B) Akciğer kompliyansı
C) Pulmoner ödem sıvısındaki protein varlığı.
D) Pulmoner kapiller kama basıncı
E) Yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi
9 – D
ARDS’de alveoler- arterial oksijen basınç gradienti ölü boşluk solunumu nedeniyle artar ve akciğer kompliyansı azalır. Pulmoner ödem sıvısındaki protein varlığı ARDS lehine bir bulgudur. Ancak bunlar ikisi arasında kesin ayırımı sağlamaz. ARDS’de alveoler kapiller permeabilite bozulması, sol kalp yetmezliğinde ise artmış vasküler hidrostatik basınç patofizyolojik mekanizmalardan sorumludur. Pulmoner kapiller kama basıncı kalp yetmezliğinde artmıştır (>18 mmHg) ve ikisi arasındaki ayırım kesin olarak bu şekilde yapılabilir.
10. 45 yaşında ve düzenli alkol kullanım öyküsü olan hasta öksürük ve balgam yakınması ile başvuruyor. Yapılan balgam yaymasında Gr (-) ve kalın kapsüllü basiller görülüyor. Bu hastada düşünülen pnömoni için muhtemel etken hangisidir?
A) M. tuberculosis
B) Klebsiella pneumonia
C) Strep, pneumonia
D) Legionella pneumophilia
E) Mycobacterium pneumoniea
10 – B
Alkolik bir hastada pnomoni nedenleri arasında klebsiella önemlidir. Mikrobiyolojik bulgularda bunu teyit etmektedir.
11. Aşağıdaki faktörlerden hangisi dijital toksisitesini artıran bir durum değildir?
A) Hipertiroidi
B) Tedaviye kinidin eklenmesi
C) Loop diüretikleriyle tedavi
D) Hipoksi ile giden KOAH
E) Hiperparatiroidi
11 – A
Dijital toksisitesini artıran en önemli durum hipopotasemidir. Ayrıca hiperkalsemide kalbi dijitalin etkisine hassaslaştırır. Bu nedenle potasyum kaybettiren potent diüretikler ve hiperparatroidi dijital toksisitesini artırabilir. Kalsiyum kanal blokerleri, beta bloker ve kinidin kardiyak ileti sistemi üzerinde dijitalin etkilerini potansiyalize edebilir. Hipertroidi dijital ihtiyacını artrır, hipotroidi ise azaltarak toksisiteyi provake edebilir.
12. Halsizlik ve çabuk yorulma ile başvuran ve anemi saptanan 65 yaşındaki erkek hastanın periferik yaymasında gözyaşı hücreleri saptanıyor. Aşağıdakilerden hangisi öncelikle düşünülmelidir?
A) Demir eksikliği
B) Vit B12 eksikliği
C) Myelofibrozis
D) MDS
E) Kronik hastalık anemisi
12 – C
Myelofibrozis kemik iliği fibrosisi ve bunun sonucunda periferik yaymada lökoeritroblastosis (tüm öncül hücrelerin periferde görülmesi) ile gider. Gözyaşı hücreleri, dev trombositler, sıklıkla görülür. Ürik asit yüksek, LDH yüksektir. Kİ aspirasyon denemesi sıklıkla başarısız olur (dry-tap=kuru ilik). Kİ biyopsisinde fibrosis ve kollajen artışı ile tanı konur.
13. Primer bilier sirozda aşağıdakilerden hangisi görülmez?
A) Hipokalsemi
B) Hiperkalsemi
C) Hiperkolesterolemi
D) Hiperlipidemi
E) Antimitokondrial antikorlar
13 – B
Primer bilier sirozda safra akımının bozulmasına bağlı kolestaz vardır. Bazen asemtomatik hastada sadece ALP yüksekliği ile ortaya çıkabilir. Kaşıntı ile birlikte sarılık, deri pigmentasyonu, hepatosplenomegali, kanama diatezi ve kemik ağrısı vardır. Malabsorbsiyon bulguları görülebilir. Hiperkolesterolemi ve xantomalar olabilir. Hiperkalsemi bir malabsorbsiyon bulgusu değildir. Hipokalsemi beklenir.
14. 50 yaşında ve 8 yıldır bilinen diabetes mellituslu hastada tenar kaslarında atrofi, 1-2-3. parmaklarda hipoestezi ve oppozisyon hareketini yapamadığısaptanıyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?
A) Karpal tünel sendromu
B) Kubitus tünel sendromu
C) Ulnar nöropati
D) Radial sinir tutulumu
E) Torasik çıkış sendromu
14 – A
Hastada tanımlanan bulgular median sinir sıkışması ile uyumludur. Diabetlerde median sinirin sıkışmasına bağlı karpal tünel sendromu görülebilir.
15. Elli-iki yaşındaki bir hasta ateş, burun kanaması ve genel durum bozukluğu nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın lenfadenopati, hepatosplenomegali, periferik yaymada atipik lenfositoz saptanıyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisi düşünülmememlidir?
A) Enfeksiyoz mononükleoz
B) KML
C) ALL
D) Aplastik anemi
E) Burkitt lenfoma
15 – D
Aplastik anemide ek başka bir patoloji yoksa LAP ve splenomegali olmaz. Yine atipik lenfosit beklenmez. Sık enfeksiyon nedeniyle ateş olabilir. Diğer şıklarda verilen patolojiler tüm bulguları açıklayabilir.
16. Kronik anemi nedeniyle araştırılan bir hastada aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması demir eksikliği anemisinin aleyhinedir?
A) Splenomegali
B) Glossit
C) Kaşık tırnak
D) Ataksi
E) Atrofik rinit
16 – D
Demir eksikliği anemisinde görülebilen bulgular;
• Anemiye bağlı genel semptomlar
• Anemiyle orantısız aşırı yorgunluk (demir içeren enzimlerin disfonksiyonuna bağlı)
• Angular stomatit, atrofik rinit, glossit, kaşık tırnak (koilonişi)
• Splenomegali (10%)
• KİBAS, papillödem, psödotumor serebri.
• Disfaji (Pulummer Wilson veya Peterson Kelly sendromu)
Ataksi B12 eksikliğinde görülebilir. Demir eksikliği anemisinde beklenmez.
17. Baş ağrısı ve halsizlik ile başvuran 44 yaşındaki erkek hastanın kan basıncı 170/100 mmHg bulunuyor. EKO normal, renal arter muayenesi normal, troid ve cinsiyet hormanları normal bulunuyor. Serum Na 153meq/L, potasyum 3.1meq/L, idrar Na 25 mEq/L, serum renin aktivitesi düşük bulunuyor. Bu hastada hipertansiyon etyolojisi için muhtemel neden nedir?
A) Addison hastalığı
B) Primer hiperaldosteronizm
C) Feokromasitoma
D) Uygunsuz ADH sendromu
E) İdiyopatik hipertansiyon
17 – B
Hipernatremi, hipopotasemi, hiporeninemi ile seyreden hipertansif bir hasta mutlaka primer hperaldesteronizm için araştırılmalıdır. Yüksek aldesteron böbrek toplayıcı kanallarında sodyum emilimini artırırken potasyum ve hidrojen iyonu kaybını artırmaktadır. Buda yukarda verilen labarutavar sonuçlarına yol açar. Yine effektif plazma hacmi arttığı için renin düzeyleri süpresedir. Hiporeninemi, primer hiperaldesteronizm tanısında en değerli bulgudur. Diğer şıklardan; addison hastalığı hipotansiyonla seyreder, uygunsuz ADH’da hiponatremi vardır. idyopatik HT ve feokromasitomada bahsedilen bozukluklar beklenmez.
18. Aşağıdakilerden hangisi bir spirometri endikasyonu değildir?
A) Akciğer fonksiyon bozukluğunun derecesini saptamak,
B) Akciğer fonksiyon bozukluğunun tipini saptamak,
C) Tedaviye cevabı takip etmek,
D) Diffüzyon bozukluğunu saptamak,
E) Göğüs hastalıkları semptomlarını araştırmak.
18 – D
Spirometri akciğerin statik ve dinamik volümlerini ölçen ve böylece bir solunum bozukluğu olup olmadığını, bunun tipini ve derecesini belirleyen bir yöntemdir. Spirometri tanı ve tedaviye cevabı izlemede, göğüs hastalıkları semptomlarını araştırmada ve preoperatif akciğer kapasitesini belirlemede kullanılır. Diffuzyon bozukluğu karbonmonoksit testi ile saptanır ve rutin klinik pratikde değil daha çok bilimsel araştırma amacıyla ölçülür. Spirometri diffüzyon bozukluğunu ölçmez.
19. Otuzbeş yaşında, kadın hasta kilo alımı, cilt kuruluğu, kabızlık ve halsizlik yakınmaları ile başvuruyor. Fizik incelemede grade I palpable guvatr saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde TSH: 35 mU/L (N: 0,5-4,5 mU/L) serbest T4: 8 pmol/L (10-22,5 pmol/L) Olarak saptanıyor. Bundan sonra yapılması gereken ilk tetkik nedir?
A) Troid USG
B) Anti TPO ölçülmesi
C) Troid sintigrafisi
D) Radyoaktif iyot uptake testi
E) TSH reseptör antikor testi
19 – B
Bu hastada tarif edilen tablo aşikar bir hipotiroididir. Hipotiroidinin toplumda görülen en sık nedeni Hashimato tiroiditi’dir. Bu nedenle yapılması gereken ilk tetkik, Hashimato’nun tanısına yönelik olarak otoantikor bakılmasıdır. Bu amaçla Anti TPO ve Anti Tg yaygın olarak kullanılmaktadır.
20. Primer adrenokortikal yetmezliğin laboratuvar bulguları ile ilgili olarak hangisi doğrudur?
A) ACTH (cosintropin) ile artan, düşük serum kortizol düzeyleri
B) İnsülin hipoglisemisi ile artan, düşük serum kortizol düzeyleri
C) İnsülin hipoglisemisi ve cosintropin uyarısına cevap vermeyen, düşük serum kortizol düzeyleri
D) Cosintropin ile artan düşük serum aldosteron düzeyleri
E) Hipernatremi,hipokalemi, düşük renin düzeyi
20 – C
Bu seçeneklerden sadece ‘c’ de belirtildiği gibi primer adrenal yetmezlikte glukokortikoid salınımı yetersizdir ve bu hiçbir uyarı testine beklenen cevabı vermez. ‘a’, ‘b’ ve ‘d’ seçenekleri sekonder adrenokortikal yetmezlikte, ‘e’ seçeneği ise primer hiperaldesteronizmde görülebilecek bulgulardır.
21. 55 Yaşındaki hipertansif bir hastada ani gelişen sağ kolunda güç kaybı ve afazi gelişmiştir, hasta konuşulanları anlaması iyi, ancak konuşamama tespit edilmiştir. Bu hastada en muhtemel tanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) sağ pons kanaması
B) sol Anterior serebral arter tıkanıklığı
C) sağ Anterior serebral arter tıkanıklığı
D) sol orta serebral arter tıkanıklığı
E) sol posterior serebral arter tıkanıklığı
21 – D
Sol ASM ateroskleroz ve tıkanıklık oluşturan serebral arterdir. Hastada Broca etkilenmesine bağlı motor afazi ve karşı tarafta hemipleji olşmuştur.
22. Aşağıdakilerden hangisi migren proflaksisinde kullanılan ilaçlardan değildir ?
A) Kalsiyum kanal blokerleri
B) İbuprofen
C) Propranalol
D) Siproheptadin
E) Klomipramin
22 – B
NSAI ilaçlar yalnızca migren akut atağında kullanılırlar. Migren atağında ayrıca 5-HT-1D agonisti olan sumatriptan da kullanılmaktadır.
23. Düğmeyle oynama, yalanma, çiğneme, koşma gibi otomatizma ile karakterize olan nöbet tipi aşağıdakilerden hangisidir ?
A) Kompleks parsiyel epilepsi
B) Absans tipi nöbet
C) Lennox-Gastaut sendromu
D) West sendromu
E) Juvenil myoklonik epilepsi
23 – A
Komplex Parsiyel nöbetler:En sık görülen nöbet tipidir. Basit parsiyel nöbete bilinç kaybı eşlik eder. Otomatizma ile karakterizedirler. Hasta ilerideki bir noktaya bakakalmış gibidir. İletişim kuramaz. Buna çiğneme, yutkunma, düğmeyle oynama, yerde bir şey arama , koşma ,vurma, sürtme, mırıldanma gibi stereotipik davranışlar eşlik eder.Posiktal konfuzyon dönemi oldukça uzundur. Absans nöbeti ile karışabilir.Uzun sürmasi ve otomatizma olması ile absans nöbetten ayrılır.
24. Hangi araştırma yöntemi ile insidans hesabı yapılabilir?
A) Vaka-kontrol
B) Kesitsel
C) Kohort
D) Deneysel
E) Tanımlayıcı
24 – C
Kohort araştırmaları insidans, atfedilen risk, gerçek mortalite ve morbitide oranlarını verir.
25. 2001 yılı için 500.000 nüfuslu bir yerleşim yerinde 1000 canlı doğum, 10 ölü doğum olmuştur. Canlı doğan bebeklerden biri 0-7 günlük dönemde, iki si 8-28 günlük dönemde ve yedi si 29-365 günlük dönemde ölmüştür. Buna göre 2001 yılı için bu bölgedeki bebek ölüm hızı nedir?
A) Binde 0.7
B) Binde 3.5
C) Binde 10
D) Binde 1.7
E) Binde 20
25 – C
Bebek ölüm hızı; 0-365 gün arası ölen kişilerin, canlı doğum sayısına bölünmesi ile bulunur.
26. Munro mikroabseleri hangi deri hastalığında görülür?
A) Lichen planus
B) Lupus eritematozus
C) Anke vulgaris
D) Psoriazis
E) Pemfigus
26 – D
Munro mikroabseleri psoriaziste karşımıza çıkar.
27. Şiddetli kaşınan, dermal papillalarda IgA depozitleri görülen hastada olası tani hangisidir?
A) Büllöz pemfigoid
B) Ichtiozis
C) Dermatitis herpetiformis
D) Lichen planus
E) Epidermolizis bülloza
27 – C
Dermatitis herpetiformis çölyak hastalığı ile ilişkilidir. Diz ve dirsek gibi ekstensör bölgelerde kaşıntılı, papuloveziküler lezyonlar ile karakterizedir.Biopside dermal papillalarda Ig A birikimi görülür.
28. Aşağıdakilerden hangisi polimyalgia romatica için yanlıştır?
A) Hastalarda kas atrofisi saptanır.
B) Sedimentasyon hızı çok yüksektir.
C) Dev hücreli arterite eşlik eder.
D) Tedavide düşük doz steroid kullanılır.
E) Genellikle ileri yaşlarda saptanır.
28 – A
Polimyalgia romatica’da kas atrofisi saptanmaz, kas biyopsisi normaldir ve kas enzimleri normaldir.
29. Şizofreni tanısı ile izlenmekte olan 28 yaşında erkek hasta, yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, terleme ve çarpıntı şikayeti ile getiriliyor. Hastanın tetkiklerinde lokositoz ve kreatin kinaz yüksekliği saptanıyor. Bu hastada kullanılması gereken ilaç hangisidir?
A) Riluzol
B) Haloperidol
C) Dantrolen
D) Klozapin
E) Metoklopromid
29 – C
Tanımlanan tablo nöroleptik malign sendromdur ve tedavisinde dantrolen kullanılır.
30. Politzer ışık üçgeni timpan zarın neresinde yer alır?
A) Anterosuperior kadran
B) Anteroinferior kadran
C) Posterosuperior kadran
D) Posteroinferior kadran
E) Attik bölge
30 – B
Politzer ışık üçgeni timpan zarının anterior-inferiorunda yer alır. Miringotomi ise posterior-inferiordan yapılır.
31. Aşağıdakilerden birisi hariç diğerlerinin hepsi konjenital guatr nedenlerindendir. Hariç olanı hangisidir?
A) İyot eksikliği
B) Ektopik tiroid
C) Peroksidaz eksikliği
D) Tiroid hormone sentezinde eşleşme (“coupling”) defekti
E) Defektif deiyodinizasyon
31 – B
Konjenital guatr nedenleri
1. İyot eksikliği
2. Maternal guatrojenler (propiltiourasil, metimazol, karbimazol)
3. Konjenital hipertroidi
4. Dishormonogenezis
a. Peroksidaz eksikliği (en sık konjenital hipotiroidi nedeni)
b. İyodotronin eşleşme defekti
c. İyodotronin sentez defekti
d. Defektif tiroglobulin
e. Deiyodinizasyon defekti
32. Aşağıdakilerden hangisi Graves hastalığı ve Hashimoto tiroiditi ayırıcı tanısında en güvenilir testtir?
A) Guatrın eşlik ettiği hipertroidi
B) Tiroid peroksidaz antikorlarının pozitifliği Hashimoto için patognomonik
C) Hipertroidili olguda ekzoftalmi Graves hastalığı tanısı için esansiyel kriterdir
D) Tiroid ultrasonografisi
E) İyot uptake testi
32 – E
Hashimoto ile Graves hastalığının 1. evresi klinik olarak bazen ayırdedilemeyebilir. Oftalmik bulguların olması Graves lehine ise de bu bulgunun olmaması Graves hastalığını ekarte ettirmez. Tiroid antikorları otoimmunite lehine olup genellikle Anti-TPO ve anti-Tg Hashimoto hastalığında daha sık ise de Graves hastalığında da görülebilir. Bu nedenle tanı için tek başına güvenilir değildir. TSH reseptör antikorları ise Graves lehinedir. TRH testine hiç TSH yanıtının alınamaması ve iyot uptake testinde yüksek konsantrasyonda iyot uptake’I izlenmesi Graves hastalığı Hashimotadan ayırdetmede güvenilir testlerdir
33. Aşağıdakilerden birisi hariç diğerleri poliglandüler sendrom tip II için tanısal kriterlerdendir. Hariç olanı hangisidir?
A) Hipertiroidi
B) Adrenal yetmezlik
C) Diabetes mellitus
D) Kronik mukokutanöz kandidiasis
E) Myastenia graves
33 – D
Otoimmun poliglandüler sendrom tip I’de sık rastlanan endokrinopatiler
• Hipotiroidi
• Hipoparatiroidi
• Adrenal yetmezlik
• Mukokutanöz kandidiasis
• Alopesi, vitiligo
• Pernisioz anemi
• Kronik aktif hepatit
Otoimmun poliglandüler sendrom tip II’de sık rastlanan endokrinopatiler
• Hipertiroidi
• Hipotiroidi
• Adrenal yetmezlik
• Diyabetes mellitus
• Gonadal yetmezlik
• Myastenia graves
• Çöliyak hastalığı
34. Aşağıdakilerden hangisi 46,XY olguda belirsiz genitalia bulgusuna yol açar?
A) 21 hidroksilaz eksikliği, tuz kaybettiren tip
B) 11 hidroksilaz
C) 17- hidroksilaz
D) 18 hidroksilaz
E) Aromataz eksikliği
34 – C
17-ahidroksilaz hem sürrenal korteks steroid hormonlarının sentezinde hem de gonadlarda testosterone sentezinde görev alan enzim olduğundan testosterone sentezi aksayacağından 46,XX olgularda belirsiz genitaliaya neden olacaktır. Diğer seçeneklerde androjen sentezi aksamadığından belirsiz genitalia görülmez.
35. Aşağıda dönemlere göre kalp yetmezliği nedenleri sıralanmıştır. Yanlış olanı hangisidir?
A) Fetal yaşam- Hipoplastik sol kalp
B) Prematüre – Sıvı yüklenmesi, PDA
C) 1-4 hafta: Aorta koartasyonu
D) 4-6 hafta: Komplet AV kanal defekti, VSD
E) Puberte: Akut romatizmal ateş
35 – A
Kalp yetmezliği nedenleri:
Fetal yaşam: Kronik anemi, bloklar, supraventriküler taşikardi
Yenidoğan ilk 24 saat: Asfiksi
Prematüre: Sıvı yüklenmesi, PDA
Doğum-1 hafta arası: Hipoplastik sol kalp
1-4 hafta : Aorta koartasyonu
4 hafta- süt çocukluğu dönemi: Soldan sağa şantlı hastalık : VSD, PDA
5-15 yaş: ARA, endokardit
36. Aşağıdakilerden hangisi yenidoğanda PGE mutlak başlama endikasyonlarından değildir?
A) Büyük arter transpozisyonu
B) Hipoplastik sol kalp sendromu
C) Triküspit atrezisi
D) Trunkus arteriosus
E) Pulmoner atrezi
36 – D
Trunkus arteriosusta zaten akciğer kan akımı artmış olduğundan prostaglandin endikasyonu yoktur
37. Fallot tetralojisinin ciddi atağı olan siyanotik spell tedavisinde aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
A) Oksijen
B) Sodyum bikarbonat
C) Morfin sülfat
D) Hidralazin
E) Propranolol
37 – D
Fallot tetralojisinde periferik vasküler direnci arttıran ilaçlar tercih edilir; Fenilefrin gibi. Hidralasin ise arteriyel basıncı düşürdüğünden sağ-sol şanti arttırarak hastanın tablosunun daha da bozulması ile sonuçlanabilir.
38. Aşağıdaki siyanotik konjenital kalp hastalıkların-dan hangisinde akciğer pulmoner vaskülaritesi artmamıştır?
A) VSD
B) Total pulmoner venöz dönüş anomalisi
C) Triküspit atrezisi
D) Büyük damar transpozisyonu
E) Trunkus arteriosus
38 – C
Triküspit atrezisinde pulmoner kan akımı çok azalmış olup, bunu da ancak ilave konjenital anomaliler (PDA gibi) gerçekleştirir.
39. Aşağıdakilerden hangisi digital toksititesi için risk faktörü değildir?
A) Prematüre
B) Böbrek hastalığı
C) Myokardial iskemi
D) Hipokalsemi
E) Hipokalemi
39 – D
Digital toksitite riskinin arttığı durumlar:
1. Yüksek serum digoksin seviyesi
a. Yüksek digital dozu kullanımı gerektiren aritmiler
b. Böbrek ile digitalin atılımında azalma
i. Prematürite
ii. Böbrek hastalığı
2. Myokardiumun duyarlılığında artış
a. Myokard ile ilgili
i. Myokardial iskemi
ii. Myokardit (romatizmal, viral)
b. Sistemik değişiklikler
i. Elektrolit bozuklukları (hipokalemi, hiponatremi, hiperkalsemi)
ii. Hipoksi
iii. Alkalozis
iv. Adrenerjik stimulus artışı
40. Aşağıdakilerden birisi hariç diğerlerinin hepsi anyon açığı yüksek olan asidoz nedenlerindendir. Hariç olanı hangisidir?
A) Şok
B) Diabetes mellitus
C) Renal Fanconi sendromu
D) Akcaağacı şurubu hastalığı
E) Salisilat intoksikasyonu
40 – C